Verisi İşlenen Kişinin (İlgili Kişi) Hakları

Kanunun 11. maddesi çerçevesinde ilgili kişi her zaman veri sorumlusuna başvurarak kendisi ile ilgili;

  • Kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme,
  • Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
  • Kişisel verilerinin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
  • Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
  • Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
  • Kişisel verilerin düzeltilmesi, silinmesi veya yok edilmesine ilişkin işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
  • İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
  • Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme

haklarına sahiptir.

VERBİS NEDİR?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.16 ‘ya göre kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişiler, verileri işlemeden önce VERi SORUMLULARI SİCİL BİLGİ SİSTEMİ’ne (VERBİS) kaydolmaları zorunludur. Bu kapsamda VERBİS’ kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin bu verileri işlemeden önce kaydolması gereken ve kaydolduktan sonra işlediği verileri kategorik olarak kaydetmeleri gereken veri giriş sistemi olarak tanımlanabilir.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından oluşturulan kvkk.gov.tr üzerinden Verbis Kaydı yapılabilmektedir.

YURTİÇİNDE YERLEŞİK GERÇEK KİŞİ VERİ SORUMLULARININ SİCİLE KAYDI NASIL YAPILACAKTIR?

Yurtiçinde yerleşik gerçek kişi veri sorumlularınca VERBİS ana sayfada yer alan “Veri Sorumlusu Yönetici Girişi” butonu aracılığıyla giriş yapılır. İlgili alanlar doldurularak PDF formatında başvuru formu sistemden oluşturulur. Oluşturulan formun çıktısı alınarak ıslak imzalı belge şeklinde Kurumun posta adresine posta yoluyla iletilir veya varsa kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi üzerinden PDF formatındaki dosya eklenerek Kurumun KEP adresine iletilir. Kurum tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, başvuru formunda belirtilen elektronik posta adresine “kullanıcı adı” ve “parola” gönderilir. Veri sorumlusu olan gerçek kişi tarafından “Veri Sorumlusu Yönetici Girişi” butonu aracılığıyla giriş yapıldıktan sonra Türkiye’de yerleşik ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir gerçek kişi “irtibat kişisi” olarak atanır. (veri sorumlusu, irtibat kişisi olarak kendisini atayabileceği gibi bir başka kişiyi de atayabilecektir.) Atanan irtibat kişisi tarafından VERBİS ana sayfada yer alan “Sicile Kayıt” butonu aracılığıyla giriş yapılır ve gelen ekranlara bilgi girişi yapılarak Sicile kayıt işlemi sonuçlandırılır.

ETBİS NEDİR? KİMLERİN KAYDI ZORUNLUDUR?

Elektronik Ticaret Bilgi Sistemi (ETBİS), 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yer alan düzenlemeler ile e-ticaret alanına girmiştir. Bu kanuna göre;

a) Kendilerine ait elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren hizmet sağlayıcılar.

b) Aracı hizmet sağlayıcılar.

c) Yurt içinde yerleşik olup yurt içinde elektronik ticaret faaliyetinde bulunmamakla birlikte yurt dışında yerleşik bir aracı hizmet sağlayıcı üzerinden sözleşme yapan veya sipariş alan hizmet sağlayıcılar ETBİS’e kaydolmak zorundadır.

ETBİS, e-ticaret sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin kaydını tutarak, ülkemizdeki e-ticaret gelişmelerinin devlet tarafından izlenmesini hedeflemektedir. Bu verilerin sisteme kaydı ile devlet hangi sektörde hangi şirketlerin hangi ticaret hacimleri ile iş yaptığını gözetir. Bu veriler ışığında sektörle ilgili alınması gereken önlemler varsa alır, gerekli uyarıları yapar.

1 Mart 2020 tarihi itibariyle ETBİS’e kayıtlı site sayısı 20409 olup, kayıtlı işletme sayısı ise 18413 dür.

Sicile kaydın yapılması zorunlu olanlar için en geç ticari faaliyete başlamadan hemen önce yapılması gerekmektedir. ETBİS kaydı yaptırmamanın cezası 5 Bin TL ile 20 bin TL arasında değişmektedir.

Bir sitenin veya işletmenin ETBİS kaydının olup olmadığını https://www.eticaret.gov.tr/SirketSorgula adresinden öğrenebilirsiniz.

ETBİS‘e Hangi Veriler Kaydedilir?

ETBİS’e kayıt edilen hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar kendilerine ilişkin olarak aşağıda belirtilen hususlarda bildirimde bulunur:

a) Tebligata elverişli KEP adresi.

b) Elektronik ticaretin türü.

c) Elektronik ticaret dışındaki ticari faaliyetleri.

ç) Elektronik ticaret ortamında sunulan mal ve hizmetlerin türü.

d) Elektronik ticaret ortamında sunulan ödeme yöntemleri.

e) Elektronik ticaret ortamında ikinci el malların satışa sunulup sunulmadığı ve satışa sunulan ikinci el malların türü.

f) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar ile 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında faaliyet gösteren ödeme ve elektronik para kuruluşlarından alınan hizmetlere ilişkin bilgiler.

g) Varsa (f) bendinde zikredilen kuruluşlar dışında ödeme hizmeti alınan kuruluşlardan alınan hizmetlere ilişkin bilgiler ile (f) bendinde zikredilen kuruluşların aracı olmadığı ödeme yöntemleri.

 ğ) 11/6/2009 tarihli ve 27255 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca M türü yetki belgesi alan kargo ve lojistik işletmecilerinden alınan hizmetlere ilişkin bilgiler.

h) Hizmet alınan elektronik ticaret altyapı sağlayıcılarına ilişkin bilgiler.

ı) Kişisel verilerin ve müşteri bilgilerinin tutulduğu veri tabanlarının bulunduğu ülke ve adres bilgileri.

i) Elektronik ticaret ortamında sınır ötesi elektronik ticaret gerçekleştirilmesi halinde ülke ve ödeme yöntemi bazında bu ticaretin yıllık hacmi.

j) Bakanlıkça gerekli görülen diğer bilgiler.

Aracı Hizmet Sağlayıcı (E-Ticaret Pazaryeri) Üzerinden Satış Yapanların ETBİS’e Kaydı Zorunlu Mudur?

Yurt içindeki aracı hizmet sağlayıcılar üzerinden satış yapanların kayıt ve bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Etbis Kaydı İçin Ticaret Odası Veya Esnaf Odasına Kaydolmak Zorunlu Mu?

ETBİS’e giriş için tacirler  MERSİS’e, esnaf ve sanatkârlar ESBİS’e kaydolup daha sonra da ETBİS’de kayıt ve bildirim yükümlülüğü yerine getirilmesi gerekmektedir.

Mersis NO Nedir?

Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) ticari işletmelerin ve şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının elektronik ortamda tutulması amacıyla hayata geçirilmiştir. 2010 yılında MTK Mersin Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde pilot olarak uygulamaya başlanmıştır. 2015 yılından itibaren 238 ticaret sicil müdürlüğü de sisteme dahil olarak uygulama devam etmektedir. Gelişen teknoloji ve yazılımların ticari hayata entegre edilerek, iş hayatının izlenmesi ve istatistiksel verilerin tutulması hedeflenmektedir.

Ülkemizdeki e-dönüşüm projelerinin en önemlilerinden biri olan MERSİS ile şirketler ve ticari işletmeler elektronik ortamda kayıt, değişiklik, terkin gibi işlemleri yapabilmekte ve bu verilerin elektronik ortamda saklanması sağlanmaktadır.

Bu sistemde tüm tüzel kişiliklere ve ekonomik birimlere tekil numara verilerek işletmelerin kaydı oluşturulmaktadır. Gerçek kişilerde TC kimlik numarası olduğu gibi işletmelerde de MERSİS numarası bulunmaktadır. MERSİS NO 16 haneli numaralardan oluşur. Limited şirketler ve Anonim şirketlerin MERSİS numaraları 0(sıfır) ile başlar. Şahıs şirketleri ya da işletmelerinde ise kurucu şahsın TC kimlik numarası ile başlar

MERSİS numarasından şirketlerin vergi numarası bulunabilir. Örnek bir anonim şirketin MERSİS numarasını ele alalım. X Anonim şirketin MERSİS NO’su 0451210103000019 olsun. İlk sıfırdan sonra yazan “4512101030” vergi numarasıdır. Diğer bütün rakamlar MERSİS numarasını ifade eder.

Web sitesi açma zorunluluğu olan anonim şirketlerde MERSİS numarasını “Bilgi Toplumu Hizmetleri” sekmesinde bulabilirsiniz. Bu şirketlerin MERSİS numaralarını bu alanda paylaşmaları zorunludur. Bunun yanına E-ticaret siteleri de “İletişim” sekmesinde ya da size gönderilen SMS, Mail gibi iletişim alanlarında MERSİS no belirtmek zorundadır. Ticaret bakanlığı bünyesinde tutulan kayıtlara elektronik ortamda ulaşmak ilgililer tarafından mümkün olabilmektedir. https://mersis.gtb.gov.tr/ adresinden gerekli formu doldurarak Firma Sorgulama işlemi yapılması mümkündür. Bu formda TC kimlik numarası ile birlikte Nüfus Cüzdanı Seri numaraları istenmektedir. Anonim şirketlerde pay geçişleri tescile tabi olmadığından, bu şirket türü açısından sadece şirketin kurucu ortakları ile temsilcilerinin sorgulanabilmesi mümkün olabilmektedir.

Denkleştirme uygulaması ne demektir?

Denkleştirme; işverenin mevsim, kampanya, yoğun sipariş dönemleri vb. nedenlerle 2 aylık bir dönem içinde (toplu iş sözleşmeleri ile 4 ay olabilir) yoğunlaştırılmış iş haftaları uygulaması demektir. Denkleştirmenin kanuna uygun olması için, işçinin bu tür bir uygulamayı kabul etmesi, yoğunlaştırılmış çalışmanın yapıldığı haftalarda dahi günlük çalışma süresinin 11 saatten fazla olmaması, 2 aylık süre içinde ortalama haftalık çalışma süresinin 45 saati aşmaması gereklidir.

Turizm sektörüne özel bir düzenleme getirilmiş olup; bu sektörde 4 aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz; denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile 6 aya kadar artırılabilir.

İşyeri tehlike sınıfı nasıl belirlenir?

İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

4857 sayılı İş Kanununa göre çalışanı bulunan işyerleri için tehlike sınıfı işyeri SGK sicil numarasına göre belirlenmektedir. Şöyle ki işyeri SGK sicil numarasının en başından 2, 3, 4 ve 5. rakamı işyeri faaliyet kodunu/işkolu kodunu göstermektedir. Anılan Tebliğde dörtlü kodlara karşılık gelen bu kod içeriğine göre bir veya daha fazla altılı koda ayrıştırılmıştır. Tescilin doğru olduğu dörtlü kodlar için tehlike sınıfı, işyerinizin esas faaliyetini tanımlayan, tescil kodu /iş kolu kodunuzun altındaki altılı faaliyet kodunun karşısındaki tehlike sınıfıdır.

4857 sayılı Kanununa göre çalışanı olmayan işyerlerinde SGK işyeri numaralandırması farklı bir sistematiğe göre yapıldığı için söz konusu durum geçerli değildir. Bu nedenle idarelerin esas işlerine göre anılan Tebliğden faaliyetlerini belirleyip, bu faaliyete karşılık gelen tehlike sınıfına göre İSG yükümlülüklerini yerine getirmeleri gerekmektedir.

Tehlike sınıfının tespitinde bir işyerinde yürütülen esas işin tehlike sınıfı dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda NACE Altılı Faaliyet kodunun, işyerinde yürütülen esas iş dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir.

Kimler iş güvenliği uzmanı olabilir?

29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik”in dördüncü maddesinin (f) bendinde “İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı,” ve (ı) bendinde ise “Teknik eleman: Teknik öğretmenler, fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği lisans veya ön lisans programı mezunlarını, ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Mevzuatta yer almayan bölüm mezunları iş güvenliği uzmanı olamamaktadır.

İşverenin işyerinde kreş açma zorunluluğunun kapsamı nedir?

16/08/2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde “Yurt/Çocuk bakım yurdu/Kreş: 0-60 aylık çocuklar ile velisinin isteği üzerine ilkokula kaydı yapılmayan 60-66 aylık çocukların bakım ve eğitimlerinin yapıldığı yerleri,” şeklinde tanımlanmıştır.
Yönetmelik’in “Oda ve yurt açma yükümlülüğü” başlıklı 13 üncü maddesinde;
(1) Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 kadın çalışanı olan işyerlerinde, emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine en çok 250 metre uzaklıkta EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir emzirme odasının kurulması zorunludur.
(2) Yaşları ve medeni hâlleri ne olursa olsun, 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması, bakımı ve emziren çalışanların çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından, çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurdun kurulması zorunludur. Yurt, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.
(3) İşverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.
(4) Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır.
(5) Emzirme odası ve/veya yurt kurulması için gereken kadın çalışan sayısının hesabına erkek çalışanlar arasından çocuğunun annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olanlar da dâhil edilir.
hükümleri bulunmaktadır. Buna göre işverenlerin, yaşları ve medeni hâlleri ne olursa olsun 150’den çok kadın çalışanı bulunması halinde 0-60 aylık çocuklar ile velisinin isteği üzerine ilkokula kaydı yapılmayan 60-66 aylık çocukların bakım ve eğitimleri için EK-IV’te belirtilen şartları taşıyan bir yurt kurması yükümlülüğü bulunmaktadır. Diğer taraftan işverenler, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.
Buna göre ilgili düzenlemede oda ve yurtlar ile ilgili olarak işverene yükümlülük verilmiş olması ve giderlerinin tamamının işverenlerce karşılanacağının hükme bağlanmış olması nedeniyle bu yükümlülüğün hizmet alımı yoluyla yerine getirilmesi hâlinde kısmi de olsa çalışanlardan ücret talep edilemez. Maliye Bakanlığı tarafından konuyla ilgili yapılan değerlendirmeye göre yükümlülüğün kamu kurumları tarafından yetkilendirilmiş özel kreş ve çocuk yurtlarından hizmet alımı ile yerine getirilmesi hâlinde yapılacak ödemelerin, Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi çerçevesinde safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılmasının mümkün bulunduğu değerlendirilmektedir.